Muris muvazaası, miras bırakanın bazı mirasçılarını mirastan yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışladığı bir malı tapuda satış göstermesi hâlidir. Görünürdeki satış sözleşmesi tarafların gerçek iradesini yansıtmadığından geçersizdir; gizlenen bağış ise tapuda resmî şekilde yapılmadığı için geçerli hâle gelmez. Sonuç olarak devir, mirasçılara karşı hüküm doğurmaz.
Miras hakkı zedelenen her mirasçı, saklı paylı olup olmadığına bakılmaksızın bu davayı açabilir. Dava, devralan kişiye (çoğunlukla diğer bir mirasçıya) karşı, miras bırakanın ölümünden sonra açılır. Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse, üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Muvazaa iddiası her türlü delille ispat edilebilir; yazılı delil zorunluluğu yoktur.
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir; miras bırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir. Bununla birlikte delillerin zamanla kaybolması nedeniyle gecikmeden hareket edilmesi önerilir.
Dava, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık dinlenmesi aşamaları nedeniyle süre, mahkemenin iş yüküne göre değişir. Davanın kabulü hâlinde tapu kaydı iptal edilerek davacının miras payı oranında tescil yapılır.