Mirasçılık belgesi (uygulamada "veraset ilamı" olarak da anılır), bir kişinin ölümü üzerine kimlerin mirasçı olduğunu ve her birinin miras payını gösteren resmî belgedir. Bankadaki hesapların çekilmesi, tapuda intikal işlemleri, araç devri ve miras davalarının açılması gibi hemen her işlem bu belge ile başlar.
Yasal mirasçılar ile atanmış mirasçılar belgeyi talep edebilir. Belge, talep eden mirasçı dışındaki mirasçıları da gösterir; dolayısıyla tek bir mirasçının başvurusu yeterlidir. Belgeyi almak için diğer mirasçıların rızası aranmaz.
Nüfus kayıtlarından mirasçıların açıkça tespit edilebildiği durumlarda belge, herhangi bir noterden aynı gün içinde alınabilir. Kimlik ve ölüm bilgileriyle başvurmak yeterlidir.
Noter; vasiyetname bulunması, yabancı uyruklu kişilerin mirasçılığı, nüfus kayıtlarındaki eksiklik veya çelişki, evlatlık ilişkisi gibi durumlarda belge düzenleyemez ve başvuranı mahkemeye yönlendirir. Bu hâllerde belge, mirasçılardan birinin yerleşim yeri ya da miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinden talep edilir. Dava çekişmesiz yargı işi niteliğindedir ve genellikle kısa sürede sonuçlanır.
Mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturmaz; aksi ispat edilebilir. Belgede mirasçı olarak gösterilen kişi, aksi kanıtlanıncaya kadar mirasçı sayılır. Bu nedenle belgenin yanlış veya eksik düzenlendiğini düşünen ilgililer, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davası açabilir.
İptal davası çekişmeli bir davadır ve belgeyi alan tüm mirasçılara karşı açılır. Yabancı ülke mahkemelerinden alınan mirasçılık belgelerinin Türkiye'de kullanılabilmesi için tanıma ve tenfiz kararı gerekir. Herhangi bir zamanaşımı süresine bağlı değildir; ancak belgeye dayanılarak yapılan işlemler geri alınamaz hâle gelmeden önce harekete geçmek önemlidir.